Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

:date:
 

bıp

Fri May 4, 2007, 10:50 AM
  • Mood: Jolly
  • Listening to: nothing
  • Reading: nothing
  • Watching: nothing
  • Playing: nothing
  • Eating: nothing
  • Drinking: gazoz


Karanlık

Thu Nov 16, 2006, 5:23 PM
  • Mood: Confused
  • Listening to: nothing
  • Reading: nothing
  • Watching: nothing
  • Playing: nothing
  • Eating: nothing
  • Drinking: gazoz
İnsanlar için aydınlatılmış belkide insan görünümüne bürünmüş varlıklar için yapılmış bir yoldu benim geldiğim yolun yan tarafındaki koridor.. Annem bırakmıştı beni bu yola, gerçi ne farkederdi ikiside yoldu sonuçta..
Aralarındaki en belirgin fark bulunduğum yolda yürürken önüme bakma zorunlulugumun olmamasıydı.. Çünkü tenime temas edebilecek bir cisim yoktu yan yolun ışıkları tarafından elinden gelse zifiri karanlığa boğulacak zemini belirsiz yer kürede..

Burda yol kendini çizerdi hic birşeye bağlı kalmadan ve hiç birşeyden yardım almadan.. Diğer yola nazaran burda uç yoktu ve ya yol bi süre sonra genişlemez hep aynı kalırdı. Tabi kendi imkanlarımla yolun kenarındaki tümseğe çikip dengemi kaybetmeden yürümeye çalıştığım zamanlarda düştügüm o ufak boşluklar haricinde..

Bazen gözlerim dolu, bazen meraklı ve alaycı bir tarzla yan yolda yürüyen insanları süzer iç çekerdim onların o eğlenceli gibi gözüken dünyalarına daldığımda.. bu yolda uç yoktu ve ya yol hiç bir zaman aydınlanmazdı kendi ışığımı kendim yaratmadığım zamanlarda..

Şok olurdum yürürken gözlerimi açmak zorunda kaldığımda.. Tenim beynimi, beynim kalbimi telaşlı bir şekilde uyarırdı. Kalbimle gözlerimi actığımda karşılaştığım o manzara karşısında çocuklar gibi mutlu olurdum taaki bi süre sonra yine örümcek rıyla örülmüş hallerine geri dönecekleri zamanı anımsamak zorunda kalana kadar..

Bazen sadece kalbim açardı gözlerimi. yoluma düşen sözcükler sonrası.. Beynim her zaman akıllıydı duymazdı bunları... kalbim bi çok kez beynimle iddiaya girer duymasını, gözlerime açıl emrini vermesini isterdı.. ve bu iddiayı genelde kazanan hep o olurdu. ve nedense üzülende yine o zavallı..

Gözlerimi sımsıkı kapamış emin adımlarla ilerliorum sonunu kimsenin anlatamadığı, gerilim kokan yosun kaplı asfaltta.. hislerime yön veren ayaklarımmıydı yoksa kalbim mi bilemiyorm.. Beynim artık saygı duyulur biri değildi her ne kadar son sözü o söylesede.. İçimdeki üç kağıtçı yine bi şeyler planlıyodu .. Beynime fısıldadığı kelimeleri içime çektiğim sigaramın son nefesiyle uzaklaştırmaya çalışırdım. Ama çektikçe daha da içimdeydi. ..Kalbim yorulmazdı beynimi kandırmak için verdiği uraşlar sonrası.. ve sonu olmayan bu yolda. sonunda üzülen yine o olurdu...

Bazen kendimi tutamaz yırtınırdım avazım çıkarcasına.. belkı sesim yankı yapar diye.. Ne guzel olurdu geri gelse. Gelen kendi sesim olsa bile.. sonunu bilemediğim bu yolda yürüorum tepkisiz ve bitap..

Artık aydınlık benim icin sigaramın ucundaki kor parçası sadece.. hic bitmesin diye sönmeden yeni bir tane daha yakar oldum.. nerden bilebilirdim ki bitenin sigara paketimle beraber ben olacağımı.. artık pek cok şey önemsizdi benim için.. Belkide önem verecek pek çok şeyimin olmadığından böyle gelioyodu bana..

Bu yolun sonu yokmuydu gercekten?.. .bilemiyorum.. Ama her zaman bir ümitle yürümeye devam ettim bu yolda. yürümeliydim .... Ayırt edemez olduğumm bu titremenin sebebi karanlık mıydı? ya da yanlızlığın neden olduğu soğukluk?... off bilmiyorum...

Giderek çöktüğümü hissettiğimde arkama dönüp isyan etmek istedim.. Boğazımdan çıkan kuru ve çatlak ses bu anı bi çok kez yaptığımı bana hatırlattığında yere çöküp suratımı gerilim kokan o asfalta dayadım... Hıçkırıklarım ciğerlerimi kasip nefes almamı zorlaştırdığında anladım çaresizliğime karşı direnmem gerektiğini..

Şimdi kimsenin gelmesini istemediğim bu yolda birilerini görme umuduyla devam ediyorum.. bir yandan son dalını yaktıgım sigara paketimle, söndürmesin diye yalvardığım göz yaşlarıma aldırış etmeden!..

bıp

Sun Nov 12, 2006, 3:15 AM
  • Mood: Jolly


Journal History

Site Map